Mısır'da dalış

Tipik bir tropik sualtı yaşamına sahip Kızıldeniz inanılmaz sayıda ve güzellikte canlı türlerini barındırıyor. Ülkemize en yakin tropik deniz olmasıyla da Türk dalgıçları için ideal bir rota. Kızıldeniz'e sahili olan 7 ülke, dalıcılara pekçok farklı rota seçenekleri sunuyor.

Kızıldeniz'e en uzun kıyısı olan ülkeler Mısır ve Suudi Arabistan'dır. Ayrıca kuzeyde İsrail ve Ürdün, güneyde de Sudan, Eritre ve Yemen'in kıyısı var. Yine kuzeyde Süveyş kanalıyla Akdeniz'e ve güneyde dar bir boğaz olan Bab El Mandab ile Arap Denizi'ne ve Hint Okyanus'una bağlanmakta. Sıcak iklim nedeniyle buharlaşmanın yoğun olduğu (yılda yaklaşık 900 milyar metreküp su buharlaşmaktadır) Kızıldeniz, açıldığı diğer denizlerle karışma oranı da az olduğu için dünyada tuzluluk oranı en yüksek olan açık deniz.

Kızıldeniz aslında genç bir deniz. Şimdi ki halini 5000 yıl önce almış. Bu nedenle mercan resifleri çok yeni ve genç. Kıyıları tamamen çöl ve özel olarak yetiştirilmiyorsa yeşil bitki görmek pek mümkün değil ancak suüstü ne kadar ölüyse sualtı da bir o kadar canlı ve renkli.

Kızıldeniz adını belli dönemlerde yoğun olarak üreyen bir mavi alg türünün salgısındaki pigmentlerden alıyor. İsim sizi şaşırtmasın mavi algın klorofili kırmızı-turuncu pigmentlerle çevrili olduğu için deniz bu dönemlerde mavi-yeşil yerine kırmızı gözüküyor.


Kızıldeniz'de insanın doğada görmeyi ummadığı her çeşit renk ve şaşırtıcı canlı türü var. Büyük memelileri, köpekbalıkları, her çeşit ve boyda balıkları, omurgasız deniz canlıları, sayısız mercan ve sünger türleri hafızanıza kazınıyor.

Eskiden yalnızca bazı noktalarında küçük balıkçı kasabaları olan Kızıldeniz'de dalış turizmi 1980'lerde başladı. 1990'larda büyük bir turizm patlaması yaşanan sahil bölgelerinde kısa süre içinde çok sayıda lüks otel ve tatilköyü yapılmıştır. Kızıldeniz'de otellerde konaklayarak, çoğunluğu yabancılar tarafından işletilen dalış merkezlerinden, teknelerle günlük dalışlara gidilebiliyor. Ayrıca teknede konaklamalı haftalık turlara da katılmak mümkün. (Live-abroad)

Tekne düzeni ve dalışlar

  • Suyun tuzluluk oranı Türkiye denizlerinden daha yüksek olduğu için dalış sırasında normal kullandığınız ağırlıklığı Akdeniz için yaklaşık 2, Marmara için 3-4 kilogram artırmakta fayda var.
  • Dalıcıların çok sayıda malzemesi olduğu için teknede düzeni sağlamak kolay olmuyor. Bu konuda herkesin tekne amirleri tarafından verilen bilgiler doğrultusunda davranması dalış hazırlıklarının daha rahat olmasına yardımcı olacak ve malzeme kaybı ya da tahribatı riskini azaltacaktır.
  • Özellikle fotoğraf ve video ekipmanı olan kişilerin malzemelerinin zarar görmemesi için tekne üstünde dikkatli davranmak gerekiyor. Bu tür ekipman için ayrılmış yerler başka malzeme konulmaması önemli.
  • Dalış teknelerinde genelde yöresel ve Avrupa yemekleri karışık olarak sunuluyor.

Sualtı yaşamının korunması

  • Mısır'da sualtı canlılarını korumaya yönelik çok katı kurallar var. Batık dalışları dışında eldiven giymek yasak. Canlılara dokunmak, mercanları kırmak, denizden bir şeyler çıkarmak, balık avlamak, canlıları beslemek, denize çöp atmak kesinlikle yasak.
  • Yüzerliğinizi iyi ayarlamak hem sizin hem de mercan kayalıklarındaki yaşama zarar gelmesi için çok önemli. Yavaş ve kontrollü yüzün.
  • Zeminin kum olduğu yerlerde mümkün olduğu kadar paletlerinizle kum kaldırmamaya çalışın. Bu kumlar hem mercan kayalıklarının üstüne çökerek mercan yaşamına zarar veriyor hem de görüşü bozuyor.
  • Ellerinizi değil gözünüzü kullanın.
  • Video ya da fotoğraf makinesiyle çekim yaparken çevreye zarar vermemek için çok dikkatli olun.
  • Kurallara uymayan birisini görürseniz uyarın ya da uyalımasını sağlayın.
<<< geri 1 - 2 - 3 - 4 ileri >>>